Kornea – Konjontiva ve Kontak Lens

Kornea göze gelen ışınların retina üzerinde odaklanmasını sağlayan gözün en ön bölümündeki saydam tabakadır.

Gözümüzde kırma gücü en yüksek olan yapıdır. Konjonktiva gözün beyaz kısmı üzerindeki şeffaf yapıdır. Bazı hastalıklar korneanın ve konjoktivanın saydam yapısını bozabilir veya şeklinin değişmesine neden olabilir.

Bazı kornea hastalıklarının tanı ve takibinde kullanabileceğimiz Speküler Mikroskop, girişimsel olmayan foto grafik bir tekniktir. Korneanın endotel hücre yoğunluğu, şekli, büyüklüğü ve kalınlığını analiz etmemizi sağlar.

Başlıca Kornea-Konjonktiva Hastalıkları:

  • Kapak taşı
  • Keratit (bakteriyel, viral, allerjik)
  • Keratokonus
  • Korneal distrofiler
  • Korneanın dejeneratif hastalıkları
  • Konjoktival kitle, kist
  • Konjoktivit (bakteriyel, viral, allerjik)
  • Kuru göz
  • Pterjium

KERATOKONUS: Keratokonus, gözün ön bölümünde yer alan korneanın incelmesi, eğiminin artması yani öne doğru sivrileşmesi durumudur. Hastalığın seyrini yavaşlatmaya hem de görme düzeyini arttırmaya yönelik tedaviler uygulanmalıdır. Bunlar; Cross Linking (CCL), Korneal Halka (INTACS), Sert Kontak Lens kullanımı (tedavi amaçlı değildir).

CCL (Corneal Cross Linking): Erken ve orta dönem keratokonus olgularında hastalığın ilerlemesini durdurmak amacıyla kullanılan en önemli tedavi yöntemidir.

INTACS (Korneal Halka): Kornea içine 1 ya da 2 adet yarım saydam halka yerleştirerek eğimi artmış korneayı düzleştirmek, böylece daha kaliteli bir görüş sağlamak ve hastalığın ilerlemesini azaltmaktır.

KONTAK LENS: Kontak lensler, kornea üzerine takılan yumuşak, toric veya sert yapıda materyallerdir.

  • Tedavi amaçlı kontak lensler
  • Numaralı kontak lensler
  • Kozmetik amaçlı kullanılan kontak lensler.

PTERJİUM: Kornea üzerine doğru olan et büyümesi olarak bilinir. Konjonktiva üzerinde sarı-beyaz renkli bir kabarıklık olarak başlar zamanla korneaya doğru ilerler. Belirtileri gözde kızarıklık, batma hissi, astigmatizmaya neden olarak görme bozukluğu şeklindedir. Genetik yatkınlık önemlidir. Güneş ışığı, ultraviyole ışığa maruz kalanlarda daha sık görülür.

Pterjiumun inflamasyonu ile birlikte kızarıklığı artar, yanma ve batma hissi oluşur. Bu dönemlerde inflamasyonu baskılayıcı ilaçlar kullanılarak göz rahatlatılabilir ancak pterjiumun asıl tedavisi cerrahidir. Nüks ihtimalini azaltmak için pterjium dokusu alındıktan sonra hastanın kendi gözünden alınacak bir greft (doku parçası) ile veya amniyon zarı ile yama yapılmalıdır. Korunmak için güneş gözlüğü kullanılması faydalıdır.